ANCYRE ( ANKARA’DAKİ ÇIPANIN SIRRI ) Ankyra.
Öyküye Göre Ankara’daki Galatlılar Mısır Donanmasını Yendikten sonra Bir Çıpayı alıp Ankara’da ünlü Bir Mabedin Önüne Diktikleri Ve bu Yüzden Ankara’ya Çıpa anlamına gelen ANCYRE adı verildiğidir.
Bu Hikaye Doğru değildir. !
Çıpanın Sırrını açıklamadan Önce Dünyanın ilk ve Ünlü Coğrafyacısı ve Tarihçisini Tanıyalım.
Amasya (Amasia), Türkiye’nin en büyük ikinci akarsuyu olan Yeşilırmak’ın kenarına kurulmuş bu güzel şehir, akarsuları, elma bahçeleri, dağları, ovaları ve gölleri ile coğrafi bir güzelliğe sahipken aynı zamanda coğrafya denilince dünyada akla gelen ilk isimlerden, coğrafyacıların atası olan Strabon’un da doğduğu ve yaşamını sürdüğü şehir olmasıyla güzelliğini taçlandırmıştır. Bugün şehrin merkezinde Şehzadeler Gezi Yolu’nda bu ünlü tarihçi ve coğrafyacının heykeli bulunmaktadır. Strabon (M.Ö. 63 -M.S. 25) Küçük Asya’nın Karadeniz kıyısında Amasia (Amasya) kentinde doğdu ve hem İskenderiye hem Roma’da öğrenim gördü. En önemli eseri, bilinen tüm Dünya’yı, Mukaddime’sinde belirttiği gibi “kara ve denizdeki şeyleri, hayvanları, bitkileri, meyveleri Çeşitli bölgelerde görülen başka her şeyi” kapsayan, on yedi ciltlik Geographika’sıdır.
Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Strabon, klasik Yunan eğitimi gördü. Eğitimi için Roma’ya M.Ö. 44 yılında gitti. Önce Aristoteles sonra Stoa okulunun görüşlerini benimsedi. Tam on üç yıl eğitimi için Roma’da kaldı. Roma İmparatorluğu topraklarının büyük bir kısmını dolaşmıştı. Ardından yine eğitim için Mısır’a gitti. M.Ö. 28 yılında İskenderiye’ye gitti ve orada uzun süre kaldı.
Geographika (Coğrafya) adlı yapıtı on yedi cilttir ve bunun büyük bölümü günümüze kadar gelmiştir. Bu eseri Yunan ve Roma dünyasının daha kapsamlı anlaşılmasını sağlamak için yazmıştır. En geniş seçmeci düşüncelere yer veren yapıt, Eratosthenes, Hipparkhos, Epheros, Polybios ve Poseidonios adlı tarihçilerden esinlenmişti. Strabon’un coğrafyası tarihsel bir özellik taşımakla birlikte, insanın, kavimlerin ve imparatorluklarm fiziki dünya ile olan ilişkilerini de belirtir. Bu özelliğiyle Ptolemaios’un Geographike Apheresis adlı eserinden üstündür.
Strabon’un Geographika eseri, yazıldığı döneme kadar olan eserlere bakıldığında Anadolu coğrafyası ile ilgili en kapsamlı bilgileri içeren rehber kitaptır. Eserin günümüz Türkçesi ile basılmış Antik Anadolu Coğrafyası isimli kısmı yurdumuzun tarihi coğrafyasıyla ilgilidir ve eserlerinden XII., XIII. ve XIV. kitaplarını içermektedir. Strabon’un bu temel eseri yalnızca bir coğrafya kitabı olarak görülmemelidir. Bir yandan antik dönemin bir ansiklopedisi, diğer yandan coğrafyanın da felsefesi niteliğindedir. Dünyanın birçok ülkesinde ve pek çok yabancı dilde eserleri hâlâ basılmakta ve satılmaktadır.
coğrafyacı Strabon'un (MÖ 64-MS 24) yazdığı, ilkçağın önemli coğrafya kitabıdır.
İlkçağın en önemli coğrafyacılarından biri olan Strabon ömrü boyunca iki eser yazmıştır. Bunlardan biri Tarih Notları, diğeri Coğrafya'dır. Tarih Notları günümüze ulaşamamıştır.
Coğrafya 17 ciltten oluşan bir coğrafya ansiklopedisidir. Küçük bazı eksikliklerle eser bütün ciltleriyle günümüze ulaşmıştır. Strabon 56-57 yaşlarında iken MS 7 yılında ilk kez yayınlanmıştır.
Coğrafya kitabında ilk ciltte coğrafyanın felsefesinden bahsedilir. Diğer ciltlerde bilinen kıtalar, Afrika, Asya ve Avrupa'daki yerleşim yerleri ile ilgili bilgiler yer alır. Türkiye ile ilgili kısımları Antik Anadolu Coğrafyası adıyla Türkçeye çevrilmiş, tamamı tercüme edilmemiştir.
Coğrafya'da ciltlerde şu alanlar anlatılmıştır: 1. ve 2. cilt tarih felsefesi, 3. cilt İspanya, 4. cilt İngiltere, 5. ve 6. cilt İtalya, 7. cilt kuzey Avrupa, 8., 9. ve 10. ciltler Yunanistan ve adalar, 11. ve 16. kitaplar arası Asya, 17. cilt Afrika.
Kaynakça:
Strabon, Antik Anadolu Coğrafyası Kitap: XII – XIII – XIV- Strabon Geographika, Çev., Dr. Adnan Pekman, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, İstanbul, 2015
Anadolu’nun Sırları – Kitabü’l Esrar fi Anatolia – Kerim Kuvetli
Haluk Balaban Arşiv.
Not : ünlü coğrafyacı ve Tarihçi Ankara’daki Çıpanın sırrını yazdığı coğrafya kitabında şöyle açıklıyor.
Ankara Kentini ve kalesini çeviren Tek Noktada birleşen Büyük debili çayları işaret ederek
ÇAPA anlamına gelen Ankiriya ( ANCYRE ) olduğunu bu Çayların ortada Hatip Çayı sağda Çubuk çayı solda İncesu (İmrahor ve Bülbül derelerinin Birleşimleri ) kast ederek Birer s çizmelerinden Çıpaya benzediğini ifade etmekte ve Kenti ANKİRİYA ( Ankyra ) dediğini yazmaktadır.
Tarihte Ankara’mızın İlk İsmi Amasya’da Doğan Dünyanın İlk Coğrafyacısı ve Tarihçisinin Anlatımı ile Aydınlığa Çıkmaktadır.
Haluk Balaban.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder