AHİLER.
Ahilik, kelime olarak, Arapça “kardeşim” anlamına gelen
“Ahî” kelimesinden gelmektedir. Bunun yanında, Ahî kelimesinin Türkçe kökenli
“Akı” kelimesinden geldiğini savunanlar da vardır. Akı kelimesi “eli açık,
cömert, yiğit” gibi anlamlara gelmektedir.
Anadolu halkının ekonomik ve kültürel yaşamında önemli bir
boyut oluşturan Ahilik; dürüstlüğün, sevginin, dostluğun, yardımlaşmanın,
hoşgörünün, bilginin ve dayanışmanın sanat ile birleşimidir. Bu anlamda
Ahiliğin, işçinin, çalışanın, üretenin, namuslu kazancın, namuslu ticaretin ve
adaletli yönetimin simgesi olduğunu söyleyebiliriz.
Ahiliğin temel ilkelerini şöyle sıralayabiliriz
Ahilik, halka dönük bir kurumdur. Kendi ticaret çıkarını
diğer meslektaşlarından üstün tutmayan kişi mutluluğu halka hizmet edip yararlı
olmakta arar.
Belli bir süre, bir iş basamağında kalarak olgunlaştırılan
yamak-çırak-kalfa-usta hiyerarşisi kurmayı ve bu basamaklarda baba-evlat
ilişkisi gibi öğreticiye candan bağlanmak suretiyle sanatı, sağlam ahlaki ve
mesleki temellere oturtmayı amaçlar.
Esnaf ve sanatkârlıkta önemli bir sorun olan
üretici-tüketici çıkar ilişkilerini, birbirleriyle sürtüşmeye düşmeyecek
şekilde ayarlar.
İşe saygı ve çalışkanlık, yardımlaşma ve haksızlığın
cezalandırılması da Ahilik kurumunun temel ilkeleri arasındadır.
Ahilik geleneğine göre bir ahinin
Alnı açık olmalı,
Eli açık, cömert, yardımsever olmalı,
Sofrası, kapısı açık olmalı, nesi varsa misafiriyle
paylaşmalıdır,
Dilini yalandan, gıybetten, iftiradan bağlamalı,
Gözünü ayıp aramaktan, elini haramdan bağlamalı,
Belini bağlamalı, kimsenin namusuna göz dikmemelidir.
Böyle güzel ilkelerle var olmuş olan Ahilik kurumumuz,
Osmanlılar döneminde lonca, gedik kuruluşları olarak devam etmiş;
Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte de esnaf teşkilatlarımız, yasal düzenlemelerle
çalışmalarına devam etmiştir. Bugün peştamal kuşanma yerine diploma verilmekte,
esnafın ve çalışan kesimlerin sosyal güvenlikleri Devletimizin sosyal güvenlik
kurumları aracılığıyla sağlanmaktadır. Esnafın ve çalışanlarının hakları Esnaf
ve Sanatkârlar Odaları Birlikleri ve Konfederasyonlarca korunmaktadır. Ahilerin
kurduğu esnaf ve sanatkâr birliklerinin koyduğu ana ilkeler, daha sonraları bu
alanda hazırlanan yasaların ve tüzüklerin temelini oluşturmuştur.
Günümüzde, esnaf ve sanatkârların oluşturduğu kurumlar;
Ahiliğin insana değer veren, dayanışmayı özendiren ve adaleti amaçlayan temel
ilkelerinden yararlanmakta, insanlığın ortak erdemleri olan sevgi, bilgi,
dostluk, adalet ve dayanışma gibi değerlere önem vermektedir.
Ankara’mızda 10 yıl süren bir ahi Cumhuriyeti Vardır 1344 ve
1354 yılları arasın da Ertana beyliğinin sona ermesi üzerine Ahilerin ve
Seymenlerin Birlikteliği ile Ahi Beyi ahi Babası seçilmiştir.
Ankara da Ahi adını taşıyan 22 mescit zaviye ve medresesi
mevcuttur Ankara da En büyü Ahi Mezarlığı Ahi Şerafettin Cami üstünde Kesik Baş
türbesi Altında Mevcut iken Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki Tarafından
Dozerlerle sürülerek Mezarlar Kaldırıldı Oto park Yapıldı Tarihine sahip
çıkmayan idareciler makam ve takke kapma peşine düştüler. Halende Ahilik
Haftasına sahip çıkılmamakta sadece Ankara sevdalısı Sayın Derici zade Faruk
Bey bu konuda canı malı ile tanıtım ve mücadele vermektedir.ve Değerli Prof Dr
Mehmet Tuncer Hocamız Ankara Ahileri . Ankara Hanları üzerine çok ciddi ve değerli
Araştırmalar Yapmış ve Yayınlarda Bulunmaktadır.
Ankarada AHİ adını taşıyan 22 civarında Cami mescit zaviye
olduğunu Belirtmiştik Ahi Şerafettin ( Aslan hane Cami ) Ahi Elvan Ahi
Yakup.Ahi mamak. Ahi Mesut.Ahi Tura. Yeşil Ahi. Genegi Ahi Arap. 500 Yıl
Öncesindeki Tahriri defterlerinde 25 Ahi Vakfiyesi olduğu 11 Ahi mezarlığı
olduğu Kayıtlarla sabittir Bu Konulardada sayın Dr Necati Yalçın Hocamızın da
araştırma yazıları önemli yayın organlarında yayınlanmıştır Hamamönün de İnönü
İlk oklu arkasındaki Mahalle Tarihte Ahi Murat Mahallesi Olarak bilinmektedir.
Ahi teşkilatının Tabi bir ferdi olan Seymenler Ahi
esnaflarının da bel kemiğini teşkil etmektedirler Tarihi zaman içinde. Ahi
loncalarının Başlarına Mutlaka Mesleğinde başarılı Çalışkan Genç Yiğit Seymenler
Yiğitbaşı olarak seçilmiş. Ahilik teşkilatına büyük hizmetleri olmuştur.
Ahilerde mesleğinde Başarılı olanın Ustası Tarafında Şed
Kuşanması ile Seymenlerin Şal Kuşanması Ve Baş bağlaması Törenleri Özdeşleşmiş
bir Ritüeldir. Ahilerde Meslek Kurallarının İhlalinde Papucunun dama atılması
ile Seymenin Ferfene ve Çümbüş Törelerinden atılması papucunun ( Yemenisinin )
ters çevrilmesi Ritüeli özdeşleşmiş bir ananedir. Her ikisin dede ağır cezalar
gerektirir yeniden eski itibarlarının kazanılması hususu. Çok zordur.
80 e yakın Esnaf ce Ahi Teşkilatının en büyük sanatkar
Loncalarını Seymenler teşkil etmişlerdir Ahi Teşkilatı içine alınmayan meslek
kuruluşları da mevcuttur Bunlar Kasaplar. Tellallar tellaklar. dır.yinede bu
meslek erbapları Ahi babalarca takip edilmişlerdir. Ahi Babadan sonara gelen
Kişilere BADEHU adı verilir Manası Ondan sonra demektir ve hemen hemen
seymenlerden seçilmişlerdir Ahi Seymenlerden Bir Kısmı da Ribat denen Ahi
zaviyelerinin Korunmasında vazife Yapmışlardır.
Ahi teşkilatının Kurucusu Ahi Evran Debbağlıkla yani
dericikle uğran bir kimsedir Ankarada da Tiftik ticarinden sonra en büyük
Hizmet ve geçim Kaynağı Dericilik olmuştur.Orta Asyan gelen atalarımızdan kalan
dericilik Ankaralıların bir yaşam kaynağı olmuştur Hatip çayı kenarında
yüzlerce Tabakhane ve deri iş yerleri mevcuttur Cumhuriyetin ilk dönemine kadar
Yaşayan Dericilikte zamanın Ve teknolojinin Baskısına dayanamamış Yok olmaya
Başlamıştır.
Bu gün ayağındaki Yemeninin hangi deriden yapıldığını ve
tarihteki Ayak numaralarının adlarını Bilmeyen Çakma seymen Başları seymen Kol
başları mevcuttur. Seymenliği sadece oyun figürü olarak estetik oyun Tarzı ile
oynamak zannedenlerin Alayının Ciddi bir eğitimden geçmeleri gerekmektedir
fakat bu eğitimi ve bilgiyi verecek Seymen Büyükleri de kalmamıştır Tarihi
araştırma yapanlarda yoktur.
Ahilikle Seymenlik Ayrılmaz bir Bütündür. Ahiliğin bütün
olguları Ankara da mevcutken Ahi Cumhuryeti Ankara'da mevcutken Sadece
Kırşehir'de Kutlanması bence Ankaralılar adına Üzüntü kaynağıdır Ahi _Evranın Mogol Askerlerince Kırşehir'de Öldürülmesi ve
Kabrinin Orada olması Ankara da Ahi Tarihini Yok sayanlara bu kısacık makale
ibret olmalıdır.
yüzyıllarca daha eskilerine, her zaman yararlanması gereken,
bağrımızdan örnekler:
Eğrisi varsa bizden, doğrusu elbet sizin.
İlim ve sanattan haberdar olmayanlar aç olur, herkese muhtaç
olur.
Gelen gelsin saadetle, giden gitsin selametle.
Doğru olsan ok gibi elden atarlar seni, eğri olsan yay gibi
tutarlar seni. Menzil alır doğru ok, elde kalır eğri yay.
Haluk
Balaban

