CENABI AHMET PAŞA CAMİ. Ve Cin’li Minaresi.
cami, Tezkiretü’l-bünyân, Tezkiretü’l-ebniye ve
Tuhfetü’l-mi‘mârîn gibi Mimar Sinan’ın hayatını ve eserlerini topluca veren üç
yazmada da kaydına rastlandığı ve üslûbundan açıklıkla anlaşıldığı üzere bir
Mimar Sinan eseridir. Cümle kapısı üzerinde yer alan kitâbe, caminin Kanûnî
Sultan Süleyman döneminde Ankara’da Anadolu beylerbeyi olarak görev yapan
Cenâbî Ahmed Paşa tarafından 973 (1565-66) yılında yaptırıldığını
göstermektedir. Kuzeydoğusunda bir hazîre içinde Cenâbî Ahmed Paşa’nın
türbesiyle XVIII. yüzyıla tarihlenen Azîmî Türbesi yer alır. Cami ile aynı
tarihe ait olduğu kabul edilen türbeden başka yakın çevrede bir mevlevîhâne ile
bir çeşme ve bugün tamamen ortadan kalkmış olan bir hamamın varlığına
rastlanmakta ve bunlardan caminin tek başına tasarlanmayıp bir külliye fikri
çerçevesinde ele alındığı anlaşılmaktadır. Bugün bakımlı ve ibadete açık
durumda olan yapının, giriş kapısının yanlarındaki pencerelerin üzerinde yer
alan kitâbelerden 1217 (1802) ve 1305 (1887) tarihlerinde onarılarak yenilendiği
öğrenilmektedir; Cumhuriyet döneminde ise 1940’ta ve 1959-1970 yılları arasında
onarımdan geçirilmiştir.
Rivayete Göre Cenabı Ahmet Paşa Camisinin Ankaralılarca CİN’Lİ
Minare denmesinin sebebi. Minaresinin iki sefer yıkılmasıdır Rivayete göre Cenabı Ahmet Paşa Sert bir
İnsandır Minare yapılırken Minare Usta
başına Çok sert davranır Ona Hakaret varan davranışlarda bulunur yevmiyesini keser . Minare Ustası da Bu
Minarede Taş Taş üstünde Durmasın Diye Bed Dua eder. Nitekim Cami Açılışına Yakın Bir gece Minare
Yıkılır Çevre Halkı ve Paşa Dehşete
düşer Minare Tekrar Yapılır Yine açılışa
Yakın Minare Bir gece Sabaha karşı Tekrar yıkılır
Ankara Halkı Dehşete düşer
Paşa Olayı gizlemeye Çalışsa da Halk
Minareye Cin’li Minare demeye Başlar.
Paşa Varını yoğunu Tekrar Harcayarak
Minareyi Tekrar Yaptırır dualarla açar Her bir ustadan Her bir İşçiden helallik
Alarak Yevmiyelerini Fazlaca vererek
Minarenin Yeniden İnşaasını sağlar
ve Cami dualarla açılır. Ama Ankara
Halkının Hafızasında Cenabı Ahmet
paşanın iki sefer kendiliğinden Yıkılan
Minaresi Cinli Minare Olarak kalır.
Cenabı Ahmet Paşa 20 Yıl Civarında Anadolu Beyler beyi olarak Vazife yapmış Ankara’ya Hizmetleri olan Bir kişidir. Onun zamanında ve daha Önceleri Ankara Celali
İsyanları ve Eşkıya Baskınları ile helak
Olmuş ve Olmaya devam etmektedir
Kalenderoğlu.
Karayazıcı ve Bir sürü Eşkıya Ankara Bağlarını Talan eder mahsullerine el koyar
evleri Basılır gelenler kızlar kaçırılır Evler yağma edilir Ankara Halkı Bizar Kalmıştır Ankara kalesi
İki sur duvarı ile çevrilidir. Fakat Kent Büyümüş 1550 Tapu tahrir defterlerine
göre Nufusü 90 bini geçmiş Sur Dışına Taşmıştır.
Cenabı Ahmet
Paşa Halkla el ele vererek üçüncü sur İnşasına Başlar Başta Hacettepeliler olmak
üzere Halk Bu sur İnşaatında Çalışmaya Başlar Fakat elde avuçta para
Kalmaz Paşa Bir Piyango düzenler sur İnşaatına kaynak Bulmak için Fakat Bu
Parada yetmez paşanın da ömrü yetmez
Üçüncü Sur Osmanlıya İsyan Eden Mısır Hidivinin Oğlu Ankara’yı
Teslim aldıktan Sonara Bu gün Yok Olan surları bitirir. Ankaralılarda 150 Yıl süren
Celali İsyan ve Eşkıya Baskınlarından Bir nebze Kurtulur.
Bir Milletin Bir Kentin Yazılı Tarihi Olduğu Gibi Sözlü
Tarihide vardır Bu makalemde Değerli Okurlarıma
Biraz Tarih Biraz Sözlü Tarihten Ankara’mı anlattım İlerde Duyulmamış Öykülerimiz ide yazacağım
Hoş Görünüze Dayanarak sevgi ile Kalın
Haluk Balaban.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder