22 Ekim 2025 Çarşamba

 

CENABI AHMET PAŞA CAMİ. Ve Cin’li Minaresi.

cami, Tezkiretü’l-bünyân, Tezkiretü’l-ebniye ve Tuhfetü’l-mi‘mârîn gibi Mimar Sinan’ın hayatını ve eserlerini topluca veren üç yazmada da kaydına rastlandığı ve üslûbundan açıklıkla anlaşıldığı üzere bir Mimar Sinan eseridir. Cümle kapısı üzerinde yer alan kitâbe, caminin Kanûnî Sultan Süleyman döneminde Ankara’da Anadolu beylerbeyi olarak görev yapan Cenâbî Ahmed Paşa tarafından 973 (1565-66) yılında yaptırıldığını göstermektedir. Kuzeydoğusunda bir hazîre içinde Cenâbî Ahmed Paşa’nın türbesiyle XVIII. yüzyıla tarihlenen Azîmî Türbesi yer alır. Cami ile aynı tarihe ait olduğu kabul edilen türbeden başka yakın çevrede bir mevlevîhâne ile bir çeşme ve bugün tamamen ortadan kalkmış olan bir hamamın varlığına rastlanmakta ve bunlardan caminin tek başına tasarlanmayıp bir külliye fikri çerçevesinde ele alındığı anlaşılmaktadır. Bugün bakımlı ve ibadete açık durumda olan yapının, giriş kapısının yanlarındaki pencerelerin üzerinde yer alan kitâbelerden 1217 (1802) ve 1305 (1887) tarihlerinde onarılarak yenilendiği öğrenilmektedir; Cumhuriyet döneminde ise 1940’ta ve 1959-1970 yılları arasında onarımdan geçirilmiştir.

Rivayete Göre Cenabı Ahmet Paşa Camisinin Ankaralılarca CİN’Lİ Minare denmesinin sebebi. Minaresinin iki sefer yıkılmasıdır  Rivayete göre Cenabı Ahmet Paşa Sert bir İnsandır  Minare yapılırken Minare Usta başına Çok sert davranır Ona Hakaret varan davranışlarda bulunur  yevmiyesini keser . Minare Ustası da Bu Minarede Taş Taş üstünde Durmasın Diye Bed Dua eder.  Nitekim Cami Açılışına Yakın Bir gece Minare Yıkılır  Çevre Halkı ve Paşa Dehşete düşer Minare Tekrar Yapılır  Yine açılışa Yakın Minare Bir gece Sabaha karşı Tekrar yıkılır

Ankara Halkı Dehşete düşer   Paşa Olayı gizlemeye Çalışsa da Halk  Minareye Cin’li Minare demeye Başlar.  Paşa Varını yoğunu Tekrar Harcayarak  Minareyi Tekrar Yaptırır dualarla açar Her bir ustadan Her bir İşçiden helallik Alarak Yevmiyelerini Fazlaca vererek  Minarenin Yeniden İnşaasını sağlar  ve Cami dualarla açılır.  Ama Ankara Halkının Hafızasında  Cenabı Ahmet paşanın  iki sefer kendiliğinden Yıkılan Minaresi Cinli Minare Olarak kalır.

Cenabı Ahmet Paşa 20 Yıl Civarında  Anadolu Beyler beyi olarak Vazife yapmış  Ankara’ya Hizmetleri olan Bir kişidir.  Onun zamanında ve daha Önceleri Ankara Celali İsyanları  ve Eşkıya Baskınları ile helak Olmuş ve Olmaya devam etmektedir

        Kalenderoğlu. Karayazıcı ve Bir sürü Eşkıya Ankara Bağlarını Talan eder mahsullerine el koyar evleri Basılır gelenler kızlar kaçırılır Evler yağma edilir  Ankara Halkı Bizar Kalmıştır Ankara kalesi İki sur duvarı ile çevrilidir. Fakat Kent Büyümüş 1550 Tapu tahrir defterlerine göre Nufusü 90 bini geçmiş Sur Dışına Taşmıştır.

         Cenabı Ahmet Paşa Halkla el ele vererek üçüncü sur İnşasına Başlar Başta Hacettepeliler olmak üzere Halk  Bu sur İnşaatında  Çalışmaya Başlar Fakat elde avuçta para Kalmaz Paşa Bir Piyango düzenler sur İnşaatına kaynak Bulmak için Fakat Bu Parada yetmez paşanın da ömrü  yetmez

Üçüncü Sur Osmanlıya İsyan Eden Mısır Hidivinin Oğlu Ankara’yı Teslim aldıktan Sonara Bu gün Yok Olan surları bitirir. Ankaralılarda 150 Yıl süren Celali İsyan ve Eşkıya Baskınlarından Bir nebze Kurtulur.

Bir Milletin Bir Kentin Yazılı Tarihi Olduğu Gibi Sözlü Tarihide vardır Bu makalemde Değerli Okurlarıma  Biraz Tarih Biraz Sözlü Tarihten Ankara’mı anlattım  İlerde Duyulmamış  Öykülerimiz ide yazacağım

Hoş Görünüze Dayanarak sevgi ile Kalın

Haluk Balaban.  



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder