ÖLÜ ÜSTÜNE NEDEN BIÇAK KONUR.
GELİN BAŞINDAKİ AYNANIN ve ANKARA BİNDALLISININ SIRRI.
Türklerin inanç dünyasında “kemgöz” yani nazar ve kötü
bakış, insanın yaşamına zarar verebilecek en büyük tehlikelerden biri olarak
görülmüştür. Bu yüzden günlük hayatta hem maddi hem de manevi koruyucular
kullanılırdı. Bunların başında ayna gelir.
Ayna, yalnızca yansıma veren bir eşya değil, kötü niyetli
bakışları geri çeviren, sahibini görünmez bir kalkan gibi koruyan büyülü bir
araç olarak görülürdü. İnsan, aynaya baktığında kendi yüzünü gördüğü gibi, kötü
bakış da aynadan kendisine geri döner, böylece kemgözün zararı boşa çıkar. Bu
nedenle eski Türklerde evlerin girişine ayna asmak, çocukların beşiklerine
küçük ayna koymak ya da üzerlerinde taşımak sık rastlanan bir uygulamaydı.
Bir diğer güçlü koruyucu ise demirdir. Demir, Türk
mitolojisinde ve günlük yaşamında hem göksel hem de yeraltı güçlerine karşı
dayanıklı, kutsal bir maden olarak kabul edilmiştir. Özellikle kötü ruhlardan,
alkarısı gibi zarar verici varlıklardan ve hatta Tengri Erlik’in gazabından
korunmak için demir eşyalar kullanılırdı. Demir, ateşle birleştiğinde daha da
güçlü kabul edildiği için, şaman ayinlerinde ateşe bırakılan demir parçalarıyla
kötülüklerin kovulduğu anlatılır. Kadınlar lohusalık döneminde yanlarına
mutlaka bir bıçak, makas ya da herhangi bir demir eşya koyar; böylece hem
ruhların hem de kötü bakışların yaklaşamayacağına inanılırdı.
Kısacası, Türk kültüründe ayna “gözü göze çeviren” koruyucu
bir yüz, demir ise “dokunulmazlık veren” sağlam bir kalkan gibidir. İnsanlar
hayatlarının her aşamasında bu iki kutsal nesneyle kendilerini güvence altına
alır, görünmeyen tehlikeler karşısında manevi bir huzur bulurdu.
Gelin Başlıklarında Ayna kullanılır Kem gözlerin geri
yansıması içindir Ölü üstüne Bıçak Konması Ölünün Şişmesi veya soğuması ile
alakası yoktur. Demir Türklerde Gücü
Simgeler Yer altı Tanrısının Ölünün Tin’ini
( Ruhunu ) götürmemesi içindir Orta Asya
Şaman İnancına Göre.
Ölünün Bir gece Kendi Evinde Bekletilmesi Ruhunun Korunması ve Belki
de yeniden Canlanma Olayının Vuku Bulması Olaylarıdır Nitekim Öldü sanılıp Canlanan Kişiler çok Görülmüştür.
Eski Ankara Adetlerinde vefat eden Kişiler evlerinde bir
gece son gece Bekletilmiş Varlıktan
Yokluğa geçiş ve Ölü ile sona Veda Gecesi olarak Yapılagelmiştir.ve Ölünün Göz çukurlanna, burun deliklerine, kulaklarına
kâfuru, çörek otu konur. Bunun sebebi de mezarda haşaratı uzaklaştırmak içindir
Ankara Törelerinde Gelin başı Gümüş Tel ile örülür Gerdek
Gecesinden Bir ay sonraya kadarda Örülen saç çözülmez Kem gözleri geri çevirdiği Gibi Gümüşün İnsan
Vücuduna verdiği Rahatlık ve Huzur
Yadsınamaz . Ankara Bindallısında Kem
gözleri önleyici Tılsım sembolleri de Kullanılmıştır. Çok az Kimsenin Fark edeceği üçgen Muska biçimi
Tılsımlar Kullanılmıştır. Bazı
Makalelerimde Ankara Bindallısının sırlarını yazmıştım Bindallının Asalet
giysisi olduğunu Sokakta Giyilmemesini
Soya Ada mahsus Giysi olduğunu Belirtmiştim ama Bazı Töre Bilmezlerin Bu
Giysilerle Saya gezmesi adı altında Köylünün Kapısında Bulgur yağ
İstemesi Üzüntüye gark ediyor.
Bindallının Soyağacını Temsil ettiğin Sırlarla dolu Olduğunu Bilmedikleri
Ortadadır.
Haluk Balaban.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder