12 Eylül 2025 Cuma

 

ÖLÜ ÜSTÜNE NEDEN BIÇAK KONUR.

GELİN BAŞINDAKİ AYNANIN ve ANKARA BİNDALLISININ SIRRI.

 

Türklerin inanç dünyasında “kemgöz” yani nazar ve kötü bakış, insanın yaşamına zarar verebilecek en büyük tehlikelerden biri olarak görülmüştür. Bu yüzden günlük hayatta hem maddi hem de manevi koruyucular kullanılırdı. Bunların başında ayna gelir.

 

Ayna, yalnızca yansıma veren bir eşya değil, kötü niyetli bakışları geri çeviren, sahibini görünmez bir kalkan gibi koruyan büyülü bir araç olarak görülürdü. İnsan, aynaya baktığında kendi yüzünü gördüğü gibi, kötü bakış da aynadan kendisine geri döner, böylece kemgözün zararı boşa çıkar. Bu nedenle eski Türklerde evlerin girişine ayna asmak, çocukların beşiklerine küçük ayna koymak ya da üzerlerinde taşımak sık rastlanan bir uygulamaydı.

 

Bir diğer güçlü koruyucu ise demirdir. Demir, Türk mitolojisinde ve günlük yaşamında hem göksel hem de yeraltı güçlerine karşı dayanıklı, kutsal bir maden olarak kabul edilmiştir. Özellikle kötü ruhlardan, alkarısı gibi zarar verici varlıklardan ve hatta Tengri Erlik’in gazabından korunmak için demir eşyalar kullanılırdı. Demir, ateşle birleştiğinde daha da güçlü kabul edildiği için, şaman ayinlerinde ateşe bırakılan demir parçalarıyla kötülüklerin kovulduğu anlatılır. Kadınlar lohusalık döneminde yanlarına mutlaka bir bıçak, makas ya da herhangi bir demir eşya koyar; böylece hem ruhların hem de kötü bakışların yaklaşamayacağına inanılırdı.

 

Kısacası, Türk kültüründe ayna “gözü göze çeviren” koruyucu bir yüz, demir ise “dokunulmazlık veren” sağlam bir kalkan gibidir. İnsanlar hayatlarının her aşamasında bu iki kutsal nesneyle kendilerini güvence altına alır, görünmeyen tehlikeler karşısında manevi bir huzur bulurdu.

Gelin Başlıklarında Ayna kullanılır Kem gözlerin geri yansıması içindir Ölü üstüne Bıçak Konması Ölünün Şişmesi veya soğuması ile alakası yoktur.  Demir Türklerde Gücü Simgeler  Yer altı Tanrısının Ölünün Tin’ini ( Ruhunu ) götürmemesi içindir  Orta Asya Şaman İnancına Göre.

Ölünün Bir gece Kendi Evinde Bekletilmesi  Ruhunun Korunması ve Belki


de yeniden Canlanma Olayının Vuku Bulması Olaylarıdır  Nitekim Öldü sanılıp Canlanan Kişiler çok Görülmüştür.

Eski Ankara Adetlerinde vefat eden Kişiler evlerinde bir gece son gece Bekletilmiş  Varlıktan Yokluğa geçiş ve Ölü ile sona Veda Gecesi olarak Yapılagelmiştir.ve Ölünün  Göz çukurlanna, burun deliklerine, kulaklarına kâfuru, çörek otu konur. Bunun sebebi de mezarda haşaratı uzaklaştırmak içindir

Ankara Törelerinde Gelin başı Gümüş Tel ile örülür Gerdek Gecesinden Bir ay sonraya kadarda Örülen saç çözülmez  Kem gözleri geri çevirdiği Gibi Gümüşün İnsan Vücuduna verdiği Rahatlık  ve Huzur Yadsınamaz . Ankara Bindallısında  Kem gözleri önleyici Tılsım sembolleri de Kullanılmıştır.  Çok az Kimsenin Fark edeceği üçgen Muska biçimi Tılsımlar Kullanılmıştır.  Bazı Makalelerimde Ankara Bindallısının sırlarını yazmıştım Bindallının Asalet giysisi olduğunu Sokakta Giyilmemesini  Soya Ada mahsus Giysi olduğunu Belirtmiştim ama Bazı Töre Bilmezlerin Bu Giysilerle Saya gezmesi adı altında Köylünün Kapısında  Bulgur yağ  İstemesi  Üzüntüye gark ediyor. Bindallının Soyağacını Temsil ettiğin Sırlarla dolu Olduğunu Bilmedikleri Ortadadır.

Haluk Balaban.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder